Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yok

Boğaziçi’nin Ekonomiyle İmtihanı

Boğaziçi’nin Ekonomiyle İmtihanı

| On 08, Mar 2017

Üniversitemiz Rektörlüğü tarafından akademik ve idari birimlere iletilmek üzere hazırlanan “Cari Harcamaların Kontrol Altında Tutulması” başlıklı genelge geçtiğimiz günlerde oldukça ses getirdi. Bu noktada genelge kapsamında dile getirilen bazı iddiaları değerlendirmenin yerinde olabileceğini düşündük.
Öncelikle genelgenin, yalnızca Boğaziçi’ne özel olarak hazırlanmış bir metin niteliği taşımadığını belirtmemiz gerekiyor. Maddeler, Maliye Bakanlığı tarafından kaleme alınmış ve hali hazırda tüm üniversitelere gönderilmiş gibi duruyor. Orijinal metinde genelgenin altında Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın imzası bulunuyor.
Genelge, Boğaziçi özelinde ise bir yandan “fiili durum”un ilanı gibi görünmekte. Öte yandan “Bu genelge, acaba daha zorlu günlerin habercisi mi?” sorusu sıkça tartışılıyor.
Nitekim üniversite içerisindeki birimlerin kağıt veya toner ihtiyacının bile zaman zaman karşılanamadığı bir fiili durum hali hazırda zaten söz konusu. Personel servislerinin azaltılması, shuttle sayılarının düşürülmesi, yemekhane fiyatlarının artırılması gibi dedikodularsa her geçen gün giderek yayılmakta. Genelgenin bu noktada önümüzdeki süreçte öğrencisi ve personeliyle Boğaziçi Üniversitesi kamuoyunu neyle sınayacağı ise şu an oldukça muğlak duruyor. Yaratılan bu belirsizlik, akademik kadro içerisinde çeşitli endişelere yol açıyor.
Genelge, içeriği itibariyle kırtasiye harcamalarından hizmet içi eğitim giderlerine kadar birçok noktada mali kısıtlamaları beraberinde getiriyor. Bu durum Maliye Bakanlığının üniversitelere ilettiği genelgede çok daha sert ve bürokratik bir dille aktarılırken (orijinal metni okumak için tıklayın) üniversitemiz Rektörlüğünün ilettiği metinde daha yumuşak diyebileceğimiz ibarelerle dile getirilmiş.(Rektörlük tarafından iletilen metin)
Kullanılan dil oldukça önemli. Bunun yanı sıra akademik ve idari birimlere Rektörlük tarafından iletilen metinde dile getirilmeyen ama orijinal metinde yer alan bazı maddeler de bulunuyor. Bu maddelerin işleme alınıp alınmayacağı konusu muğlak olmasa da -ki bir Bakanlık genelgesi olduğu için elbette işleme alınacaktır- “Rektörlük neden bu maddeler konusunda akademik birimleri bilgilendirmemeyi tercih etti?” sorusu önemli.
Bu maddelerden en kritik olanı “görevlendirmelere” dair olan madde gibi duruyor. Bakanlığın yayınladığı genelgenin 6. maddesine Rektörlüğümüz tarafından yayınlanan metinde yer verilmediğini fark ettik. Madde şu şekilde:
metin

Kolayca anlaşılabileceği üzere madde oldukça anlaşılmaz bir noktaya atış yapıyor. Bir görevlendirmenin “akademik gelişime katkısı” nasıl ve kim tarafından ölçülecek, neye istinaden bir görevlendirmenin önüne geçilebilecek?
Genelgenin iki farklı şekilde okunabileceğine dair akademi içerisinde çeşitli yorumlar bulunuyor. İlk yorum kapsamında mali yaptırımlar getirerek hükümetin akademiyi “hizaya sokma” eğilimi dahilinde böyle bir genelgeyi kaleme almış olması ihtimali dile getiriliyor. Özellikle KHK’lar neticesinde akademiyle arasına ciddi bir mesafe koymuş olan iktidarın böyle bir yola başvurabileceği düşünülüyor.
Ancak bu durumun yanı sıra ağırlıkla fiili durumu da göz önünde bulundurmamızı söyleyen ikinci bir yorum da bulunuyor. “Ekonomik belirsizlik Türkiye’yi her geçen gün daha derin bir uçuruma doğru sürüklerken hükümet, çeşitli mali kesintilerle bu sürecin önüne belirli bir süre de olsa geçmeye gayret gösteriyor” iddiasında bulunanlar da var.
Durum her ne olursa olsun bugün yaşadığımız bu muğlak koşullar personeli, akademik kadrosu ve öğrencileriyle Boğaziçi’nin geniş bir kısmını tedirgin etmekte. Gerçekten neyle karşı karşıya olduğumuz konusunda çok fazla bilgi sahibi değiliz. Muhtemel senaryolar kulaktan kulağa yayıldıkça bu tedirginlik hali de giderek içinden çıkılması güç bir hal alacaktır. Belki bu noktada üniversite yönetimimizden birilerinin çıkıp içimizi rahatlatacak veya kötü senaryolara bizleri hazırlayacak bir konuşma yapmasına ihtiyacımız vardır. Ancak şu anki siyasi koşullar altında böyle bir konuşmanın gerçekleşme ihtimali oldukça düşük gözüküyor.
Mert Can YILMAZ
can.yilmaz2@boun.edu.tr

Yorum Yapın

Dinamik Gazete | Developed by ideanamic