Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yok

Bu karaktersiz bir yazı: öyleyse çok fazla insan bunu okumuş olmalı.

Bu karaktersiz bir yazı: öyleyse çok fazla insan bunu okumuş olmalı.

| On 09, Kas 2014

MEKANİK ARIZALAR (Sigaranın külünü düşürmeden… Hayal gücü içermez.)

Sayı 1. 

Nerde o eski skolastikler,

Eskiden skolastik düşünen bir arkadaşım vardı, neredeyse bir derebeyi boyunda, bir papazın papaz olmak deyimindeki görevine atanamadan şeytan taşlamaya giden bir kargayı besliyordu, keşke diyordu, keşke bir gün okunmuş pirinçlerin etkisini gözle görecek seviyede ulvi bir insan olabilsem, halbuki bilmiyordu ki “keşke” geçmişe ait bir kelimeydi, geleceğe bırakacak bir şeyi olmayanların zaman algısı da kısa sürede bozuluyor ve yerini ekmek arası köftenin içine koyulacak soğanın köfteden üstün gelme hırsı alıyordu. Ve yine bilmiyordu ne köfte ne soğandı mesele, üstüne sigarayı içebilmek için oturmuştu o gün birkaç kıymanın birleşip de özgürlük iddiasını yerine getirmeye çalıştıkları mangalın yanına. Sonra baktı ki hayal gücünü kullanan her insan gibi kullandığının ne hayal ne de güç gerektiren bir şey olduğundan habersizdi.

Yahu sen skolastik düşüncenin kilometre taşısın be kardeşim senin ne işin olur hayal gücüyle, senin ihtiyacın yok ki bir kere böyle bir şeye, sen zaten hayalsin.

Bu kadar cümlenin hangi noktada bir baltaya sap olacağını düşündüm (ne boka yarayacağı da aynı anlama gelir) sonra kalktım tabi tuvalete gittim, yüzümü  yıkadım aynayı silmediğimi fark ettim uzun zamandır. Sonra tabi düşündüm haliyle kim siliyor ki banyodaki aynasını, silenler işte siz kadim dostlarım sizin için artık yeni bir hayat başlıyor, çünkü şuan hala okumaya devam ediyorsan bu cümleleri önünü alamadığın bir şekilde bir uçuruma yuvarlanıyorsun demektir telaşlanma uçurumdan düşülmez, ya atlanır ya atılır. Yani diyorum ki kendi isteğinle yahut bir başkasının iradesiyle buradasın merak etme her halükarda suçlayabileceğin kişi kendin değilsin, aynayı silmeyenlere gelirsem, darlanmayın siz zaten hep buradaydınız.

new-yorker-caption-contest-oct-31

 

 

 

 

 

 

Bu paylaşım sen takip ettiğin sürece yayınlanacak okuyucu dostum, sana değer veriliyor olması bir tarafa seninle bir şeyler paylaşmak istiyorum. Eminim ki senin de canın sıkılıyor, doğrusu insanoğlu bu kadar sıkıcı bir varlık değildi önceleri, bu x ve y kromozomlarının hangi yöne doğru yol alacağını kestiremeyip sonra da beceriksizce tahminlerde bulunan bu bazı bazı insanlar bu kromozomların ne işe yaradığını da gayet tabii biliyorlardı ve bunu senden saklamaya çalıştılar bunu nasıl mı yaptılar senin varlık ihtimalini birden çok sonuç mümkün iken ikiyle sınırladılar ki aklına başka ihtimal gelmesin. İhtimal derken bir ve sıfırdan bahsetmiyorum ihtimal hakkındaki varsayımları tümden reddediyorum, var saydığın bir şeyin varlığından bir anlam çıkaramazsan yok say ki onu o kendi anlamını çarpsın senin yüzüne arkadaşım.  Dikkat et seni diyorum tekil özne kullanıyorum çünkü senin dışındaki herkes bu oyunun içinde, tabi sen mahlukatın içinde ortalama (azdan az çoktan çok)  bir akıla sahip olduğunu söyleyen ve bu savında da yüzyıllar geçmesine rağmen hala ısrarcı olan bir organizmasın – e  böyle olunca sen durur musun, hemen patlak verdin tabi bu kısıtlanmaya, aferin yakışır, insan dediğin zaten çürük çarık yanlarını yamalamaktan başka ne yapar ki şu dengesiz ve bir o kadar da ne idüğü belirsiz dünyada.

Not: patlağı nerede verdiğini iyi biliyorsun…

..ha bu arada sen şimdi bu metni okuyorsun ya sana fena halde subliminal çaktığımı söylemeden edemeyeceğim, ama olsun subliminal de iyidir unutmak da,

geçen yine bu skolastikle manzaradayız dünya saatiyle bilmem kaç ışık yılı, kafa bi dünya olmuş derken bi bakıyorum boğazdan geçen gemi orta dünyayı yararak bir çok kez göğü delmiş de umduğunu bulamamış gibi bize bakıyor, sular diyor balık gibiyim karnında yunusun bir o tarafa bir bu tarafa, sular var ya, işte kimse bilmez bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye kimse bilmez, skolastik arkadaşım sonra birden dönüyor ve sarhoş oldum ben derken…

ömer de var hayyam da, sonra yetmiyor sarhoşluğumuz zorbayı çağırıyoruz, zorba üç kadınla geliyor, zorbaya sorsan kadınlar bu dünyaya bile kendileri geldiler, sarılıp gövdesine sımsıkı, bir kadın kendini doğurabilir isterse…

sarhoşluğun en güzel yanı sana insan olduğunu unutturmasıdır, insan olduğunu unutunca mideni, karaciğerini, biraz da olsa cinsel organlarını hatırlarsın. Cinsel organlar derken sen anla işte,  çoğulluktan yanadır çünkü cinsellik, çoğalmanın özrüdür ne kadar çok o kadar iyi diyenlere inanma, nerde çokluk orda bokluk lafını da hatırının bir köşelerine yerleştir,

ah benim skolastik düşünen arkadaşım seni nasıl da özlüyorum bazen, en çok da neden boğaz köprüsü benim üstüme tapulu değil dediğim zamanlar..

unutma arkadaşım bu daha ilk sayı ve ilk sayının günahı olmaz.

“Biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız.Hepimiz heba oluyoruz…Bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş…Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz…Nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz… Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız…Bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık…Bizim savaşımız ruhani savaş… Ve bunalımımız kendi hayatlarımız…”

                                                                                                            -Chuck Palahniuk

 

Üç gün içinde ruhunu satacak bu metin sayı 2 ye. Mekan değişmeli ki sabır doğrulansın.

 

https://twitter.com/mekanikarizalar

mekanikarizalar@gmail.com

Arıza dediğin sırdır sır, adamı hep tetikte tutar.                                                                                 –

Yorum Yapın

Dinamik Gazete | Developed by ideanamic

avcılar escort nisantasi escort

escort bodrum