Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yok

Hisarüstü Tacizcisi Dosyası’nda Neler Oldu?

Hisarüstü Tacizcisi Dosyası’nda Neler Oldu?

| On 09, Kas 2016

Kadın olmaktan daha zor bir şey varsa, o da Türkiye’de kadın olmaktır. Kadınlar evde, okulda, işte kısacası her ortamda çeşitli fiziksel ve psikolojik şiddete, tacize, mobbinge maruz kalmış ve bununla mücadelede de yalnız bırakılmışlardır. Kadınların okuması açısından karşılaştıkları zorlukları Türkiye’nin en başarılı üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi’nde de görmek mümkün.

Üniversitemiz çevresinde meydana gelen taciz olaylarını hepimiz duymaya başladık. Kadın arkadaşlarımız kampüs çevresinde yürürken, aynı kişi tarafından tacize uğradıklarını belirtiyorlar. Bu şahsın kaldırımda yürürken onlara doğru yaklaştığını ve kendilerine yönelik cinsel söylemlerde bulunduğunu okulumuz bünyesindeki Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu (CİTÖK) ile paylaştılar ve bununla ilgili olarak CİTÖK’ün de desteğiyle şikayetçi oldular ve hukuki süreç başlatıldı.

Şu an için Murat Uncuoğlu hakkında cinsel tacizden İstanbul Adliye’sinde 4 farklı Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etmekte olan kovuşturma dosyası mevcut. Bunlardan İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’nde olan davanın 1 Kasım 2016 Salı günü ilk celsesi görüldü. Sadece bu mahkemedeki dosyada 6 müşteki bulunuyor.

DAVA GÜNÜ

Saat 9.30 gibi 32. ASCM önünde taciz davası için gelenler mahkemenin önünde toplanmaya başladı. Duruşma saat 10.00 itibariyle görülmeye başlandı. 6 müştekiden 5’i duruşmada hazır bulundu. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi’nden yaklaşık 25 öğrenci ile CİTÖK üyeleri katıldı ve mağdur öğrenciler özel avukatlı ve CİTÖK avukatı aracılığıyla temsil edildi. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülen davaya sanık M.U. veya onu temsilen sanık müdafii katılmadı.

asd

Öncelikle mağdur öğrencilerin ifadeleri dinlendi. Öğrenciler maruz kaldıkları olayları mahkemede dile getirdi. Mağdur öğrenciler; sanığın, sokakta kadın öğrencileri görünce kendilerine doğru yaklaştığını ve cinsel içerikli söylemlerde bulunarak kendilerini rahatsız ettiklerini belirttiler. Tek başına iken tacize maruz kaldıkları gibi 4 arkadaş beraberken de tacize maruz kaldıklarını belirttiler. Mağdur öğrencilerin ifadelerinin ardından vekilleri tarafından, önlem alınmadığı takdirde öğrencilerin sanık tarafından nitelikli cinsel saldırı suçuna maruz kalabilecekleri belirtilerek sanığın tutuklanması ve Boğaziçi Üniversitesi’nin bulunduğu mahallelere girişinin önlenmesi amacı ile koruma tedbiri uygulanması talep edildi. Tutuklama talebi mahkeme hakimi tarafından reddedilmekle beraber kampüsün bulunduğu mahallelere girişinin engellenmesi talebinin değerlendirilmesi için Aile Mahkemesi’ne gönderilmesi kararı verildi. Ayrıca duruşmanın da 21/02/2017 günü saat 10:45’e bırakılmasına karar verildi.

Önemle belirtmek gerekir ki geçtiğimiz haftalarda CİTÖK’ün şikayetçi öğrenciler aracılığıyla talebi sonucu mahkeme tarafından 26/10/2016 tarihinde M.U. hakkında koruma tedbiri kararı verildi. Bu karara göre sanığın Hisarüstü/SARIYER, Etiler/BEŞİKTAŞ ve Bebek/BEŞİKTAŞ semtlerinde bulunan Boğaziçi Üniversitesi kampüs ve yurtlarına 1 ay süreyle yaklaşması yasaklanmıştır. Bu yasağın ihlal edilmesi durumunda 3 ile 10 gün arasında tazyik hapsi uygulanacaktır. Bunun tekrar etmesi durumunda ise 15-30 gün arasında uzatılabilecektir. Bu sebeple sanığın kampüs çevresinde görülmesi durumunda, hemen emniyete bildirimde bulunulması ve mümkünse bulunduğu ortamı kanıtlayacak şekilde fotoğraf kaydı alınması önem taşımaktadır.

img_6305

SANIK HAKKINDAKİ DAVALAR SEBEBİYLE AİLESİ OKUL ÖNÜNE GELDİ

3 Kasım Perşembe akşamı saat 20:30’da sanık M. Uncuoğlu’nun ablası, annesi ve babası olduğu tahmin edilen yaşlı bir çift ve yanlarında getirdikleri 9-10 yaşlarında bir kız çocuğu ile Kuzey Kampüs önüne geldiler. İçeri girmek isteyen aileye güvenlikler izin vermedi. Güvenliklerin aileyi uzaklaştırma çabaları da sonuç vermedi ve bu esnada toplanan öğrenciler de aileye tepki gösterip slogan atmaya başladı. Aile mensupları öğrencilere tehdit ve hakaretlerde bulundular. Sanığın annesi olduğu tahmin edilen kişinin ise “Siz hepiniz teröristsiniz, PKK’lılar, Ermeni dölleri, yaşasın devlet!” diyerek öğrencilere doğru bozkurt işareti yaptığı görüldü.

Polisin gelmesinden sonra da saldırganlar tehditler savurmaya devam ettiler. Saldırganların polis tarafından gözaltına alınmalarının ardından bazı öğrenciler ve güvenlikler de karakolda saldırganlar hakkında şikayetçi oldular.

1

2


Gerçekleşen taciz olayları hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmanız için CİTÖK üyesi ile gerçekleştirdiğimiz röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

Sanık Murat Uncuoğlu tarafından taciz şikayetleri ne zaman başladı?

CİTÖK ofisi geçen Nisan ayında kuruldu. Ancak bu olaylar ondan önce başlamıştı. Öğrencilerin anlattığı kadarıyla 1-1,5 senelik bir zamandır bu kişi üniversite kampüsleri civarında görünüyor ve kadın öğrencileri taciz ediyor.

Günün hangi vakitlerinde, nerelerde gerçekleşiyor?

Çoğunlukla geceleri olmakla beraber gündüzleri de oluyor. Armutlu’dan yola çıkıp Kuzey Kampüs – Uçaksavar taraflarında dolanan bir kişi bu. Gecenin her saati, sabaha kadar devam edebiliyor. Yalnız yakalanan da var, birkaç kadın beraber tacize uğrayan da var. Olaylar daha çok Kuzey Kampüs durağının olduğu yerle Uçaksavar’a giden daha tenha olan kısımda oluyor. Ama Kuzey Kampüs’ün B kapısının oralarda ya da güneyin çıkışında karşılaştığını ve sonra adamı görünce bağırdığını, adamın mahalle içine kaçtığını söyleyen de var.

Sadece sözlü tacizde mi bulunuyor? Fiziksel olarak da kadın öğrencilere müdahalede bulunuyor mu?

Genel olarak sözlü tacizde bulunuyor. Dokunma içeren fiziksel saldırı olduğu da söyleniyor ama şu an hukuka yansıyan olanlar bunlar değil. Cinsel taciz suçu altında yargılanıyor kendisi. Bildiğimiz kadarıyla 4 (dört) tane davası var. Ve şimdiye kadar kişiler üzerinden de koruma kararı alınmış durumda. Tedbir kararını ihlal de etmiş, gözaltına da alınmış birkaç kere fakat sonra serbest bırakılmış. Hakkında çok fazla şikayet var. Şikayetçi kişiler ve olaylar açısından geniş bir yelpazeden bahsediyoruz. 15-20 gündür neredeyse her gece bir vukuatı var. Mesela Uçaksavar Kampüsü’nün caddeye bakan tarafında duruyor, hiç kampüse giremiyor tabii, güvenlikler haberdar durumdan ve tellere çıkıp ışık tutuyor, balkondaki kadın öğrencilere laf atıyor, 4. Kuzey Yurdu’nun oradaki parktan tellere çıkıp yurtlarda kalan kadınları gözetliyor. Sabah 8:00’de başıma geldi diyen de var, saat çok fark etmiyor. Ama genelde tenha yerleri tercih ediyor diyebiliriz..

Ablasının da konuyla ilgili adı geçiyor. Bu olayla onun tam olarak ilgisi nedir?

Ablası son 2 haftalık süreçte tacizlere dahil oldu maalesef. Kuzey Kampüs kapısının önüne gelip “Ne yaptı benim kardeşim size? Tecavüz mü etti?” diye bağırıyor ilk olarak. Bunun üzerine öğrenciler güvenliklerle birlikte karakola gidip kadın hakkında da şikayetçi oluyorlar. Daha sonra bir gün otobüsün içinde öğrencilere “Sizin hepinizi terörist diye içeri attıracağım!” diyor. Geçtiğimiz hafta anne ve babayla birlikte gelip üniversiteyi taciz ettiler, benzer bir biçimde. Sonuç olarak aile hakkında da karakolda tutanak tutulmuş durumda ancak henüz herhangi bir geri dönüş yok. Aile için de tedbir kararı aldıracağız.

Başka taciz olayları var mı size bildirilen?

Bizimki gibi ofisler, başvurulacak yerler bilindiği zaman başvurular da artar. Bizim açımızdan da öyle oldu. Burası açıldığından beri çok fazla başvuru aldık. Tabii şöyle bir fark var. Bizim yapabildiklerimiz esas olarak okulda olan olaylarla sınırlı. Dışarıda olan şiddet ve taciz olaylarıyla ilgili olarak da (ailede olan, sokakta olan olaylar) hukuki veya ruhsal destek için yönlendirme yapabiliyoruz.

Okul olarak alınan ve alınabilecek önlemler nedir?

Hisarüstü’ndeki taciz olayında okulun müdahil olması ile tedbir kararı aldık. CİTÖK’ün avukatı İnayet Aksu’ya bazı öğrenciler vekalet verdi ve CİTÖK bu davaları takip ediyor. Geçtiğimiz ay içerisinde, Öğrenci İşleri Dekanı Zeynep Uysal ile CİTÖK olarak öğrencilerle neler yapabiliriz diye toplantı yaptık. Hukuki ve psikolojik destek anlamında okul tamamen devrede. Belki başka mekanizmalara da başvurmak iyi olabilir. Mahallelinin durumdan haberdar olması gerekir. Biz CİTÖK olarak mahalledeki derneklerle de görüştük. Ancak bir iş bölümü yapmak lazım. Her şeyi üniversite yönetiminin yapması pek mümkün değil. Hakim, karşısında şikayetçiyi görmek, dinlemek istiyor. O yüzden öğrencilerden de her şeyi rapor etmelerini istiyoruz. Bunun güçlendirici bir süreç olması için uğraşıyoruz. Ne kadar çok kişi şikayetçi olursa, davaya müdahil olursa, bir kişinin şikayet etmekle alacağı risk veya yaşayacağı korku o kadar azalır. Bunu da herkesin birbirine hatırlatması lazım. Yani üniversitenin, kişilerin arkasında olması önemli ama kişilerin bu süreçte mahkemeye başvurmaktan çekinmemesi gerekir.

3 hafta önce Armutlu Karakolu’na gittik. Biz daha girmeden “Bu adam için geldiniz değil mi?” dediler. Karakol zaten biliyor. Daha önce söyledim 4 (dört) ayrı Asliye Ceza Mahkemesi’nde davası var. Okulun güvenlikleri de durumdan haberdar. Bu arada kendilerine de bu adam tarafından bıçak çekildiği için onlar da mağdur oldular. Halihazırda günün belli saatlerinde cadde taraflarını da kontrol ediyorlar. Fakat güvenliklerin yetkisi üniversite içi ile sınırlı, bunu da bilmek lazım. Bir de, karanlığı engellemek için Uçaksavar’ın oraya ışıklandırma yaptırıldı. Okulun içinde acil durum telefonları var. Superdorm’a yeni güvenlik kabini koyuldu. Biz yapabileceğimiz her şeyi yapmaya çalışıyoruz. Öte yandan güvenlik önlemlerini maksimuma çıkarınca taciz olayları tamamen ortadan kalkmıyor.

Kadın öğrencileri için bu durumun psikolojik etkileri çok büyük oluyor. Ailesi ve çevreleri tarafından duyulmasını istemedikleri için herhangi bildirimde bulunmayabiliyorlar. Onlara neler söylemek istersiniz?

Maalesef başımıza çeşitli şiddet, taciz olayları geliyor ve bize düşen bütün mekanizmaları zorlamak. Biz onları zorlamazsak, çalıştırmazsak bu insanlar karşılığını görmüyor, ceza almıyor ve hayatımızdan çıkmıyorlar. Sadece hukuka başvurmak değil, sessiz kalmamak, tacize ve şiddete karşı hep birlikte hareket etmek çok önemli.

CİTÖK olarak bize ulaşan, ulaşmak isteyen öğrencilerle, herkesle tek tek konuşmaya çalışıyoruz . Tabii ki hem muhafazakar bir ülkede yaşadığımız hem de kadınlar için okumanın çeşitli zorlukları olduğu için bu meseleleri ailelerine söylemeyi istemeyebiliyor öğrenciler. Ama bir yandan da ailelerin bu tip olayları bilmeleri, birçok kadın öğrencinin birlikte hareket ettiğini ve üniversitenin desteğini görmeleri aslında bir şeyleri değiştirebilir. Taciz ve şiddet olaylarında şikayetçi kadınları suçlamanın veya onu bir kez daha mağdur etmenin önüne geçmek, küçük küçük şeylerle yavaş yavaş aşılabilecek durumlar. Ama baştan kestirip atmamak, tedirgin olmamak gerekir.

Hukuk, mağdurun tekrar mağdur edilmesine müsait bir alan, bunu biliyoruz. Zaten şikayetçi olmak büyük bir cesaret gerektiriyor. Şikayet ettikten sonraki süreçte de rahatsız edecek şeyler olabiliyor. Bu polis sürecinde de, yargı sürecinde de olabiliyor, karşı tarafın avukatı da şikayet eden kişiyi tekrar mağdur etmeye kalkışabiliyor vs. Bir yandan da bizim buna karşı tetikte olmamız lazım. Evet bu bir mücadele ve yanınızda okul yönetimi var, insanlar var; öğrencisinden dekanına, akademik personeline bir sürü insan bunun için uğraşıyor. Bunları da görüp biraz daha güçlenmek lazım. Bunun için de herkesle konuşmaya çalışıyoruz. Sessiz kalmamak, olan biten her şeyi bildirmek önemli bir şey. Ayrıca bize gelen başvuruları gizlilik doğrultusunda değerlendiriyoruz. Bize gelindiği zaman, o bilgi kamusallaşacak diye bir şey yok. Herkesin durumu öznel, ona göre değerlendiriyoruz. Sonuç olarak, yaşanan şeyleri aktarmak, paylaşmak önemli. Sonrasında da ne yapılacağına zaten beraber bakıyoruz.

Özgür Yaşasın
ozgur.yasasin@boun.edu.tr

Yorum Yapın

Dinamik Gazete | Developed by ideanamic

avcılar escort nisantasi escort

escort bodrum