Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yok

Siyasi rejim nedir? Bir referandumla değişir mi?

Siyasi rejim nedir? Bir referandumla değişir mi?

| On 12, Şub 2017

16 Nisan’da Türkiye sandık başına gidip mecliste iktidar partisi ve MHP’li bazı vekillerin öncülüğüyle öne sürülmüş olan anayasa taslağını oylayacak. Taslakta önerilen sistemin ismi yaygın bir şekilde “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” olarak dile getirilse de sistem, kuvvetli bir güçler ayrılığı ilkesi (separation of powers) gözetmeyen, denetim ve denge (checks and balances) kurumları açısından kolayca zaafa uğrayabilecek bir başkanlık modeli (executive presidency) olarak karşımıza çıkıyor.

Yapılan tartışmalarda bunun bir rejim değişikliği mi yoksa yürütme erkini düzenleyen bir anayasa değişikliği mi olacağı sorgulanıyor.

Siyasi rejim kavramı, siyasi gücün kullanımının sınırlarını bizlere gösteren ve o güce ulaşabilmek için kullanabileceğimiz aygıtların nasıl olabileceğine dair bizlere ipuçları veren kurallar ve normlar bütününe işaret etmekte.

Örneğin demokrasilerde siyasi güç, vatandaş olarak bizlerin elinde. Kendi temsilcilerimizi seçer, benimsediğimiz ilkelerin ülke yönetiminde etkin kılınması için siyasi mücadele veririz. Bu mücadele demokrasi rejiminin doğası gereği şiddet içermez. Mücadele siyasi alanda, eşit şartlar altında, azınlık hakları gözetilerek ve bir uzlaşı kültürü içerisinde verilir.

Bir parantez açıp bugüne gelelim. Bir siyasi rejimin bugünden yarına değişeceğini söylemek veya gücün işleyişine dair tüm normların yalnızca yarın yapılacak bir referandumla ters yüz edileceğini ima etmek tam olarak doğru olmayabilir. Norm dediğimiz şey toplumda bireylerin adımlarını yönlendiren ve formal kalıplarda değerlendiremeyeceğimiz anlayışlar ise normların ters yüz oluşu da sanıyorum ancak belirli bir sürecin ürünü olabilir.

Yani 16 Nisan’da “evet derseniz rejim değişecek, hayır derseniz değişmeyecek” gibi bir ikiliği seçmenin önüne sürmek muhalefet partileri açısından pek de iyi bir strateji olmayabilir.

Öte yandan siz “aman rejim değişecek dikkat edin” derseniz, bir vatandaş da size kolaylıkla “zaten değişmedi mi ki?” diye yanıt verebilir.

Bugün Türkiye, siyasi rejim türlerini konu alan güvenilir hiç bir endekste tam anlamıyla demokrasinin yaşandığı bir ülke olarak değerlendirilmiyor. Ülkemiz bugün sahip olduğu rejim itibariyle genellikle otoriter veya yarışmacı otoriter (competitive authoritarian) bir ülke olarak biliniyor.

Sonuç olarak bir ülkenin siyasi rejimi anlık bir kararın neticesinde değil, bir süreç boyunca şekillenip değişebilir gibi görünüyor. Nitekim Türkiye’de 2000’lerin başında çeşitli kusurları ve çatlakları ile yaşamakta olan demokrasi, 2017’ye geldiğimizde ağır süreçler atlatmasının sonucunda yerini otoriter bir rejime bırakmış durumda.

Son bir ek… Demokrasi rejimi, farklı görüşlerden siyasi aktörlerin çeşitli konuları ilgili platformlarda tartışması neticesinde alınan kararlarla ayakta durabilir. Ama siz oyunun kurallarını bozar, rakibinizin hakkını hukuksuz bir biçimde gasp ederseniz maalesef o noktada demokrasiden söz edemeyiz. Bu vesile ile Murat Hocamızı da anmış olalım.

Mert Can Yılmaz
can.yilmaz2@boun.edu.tr

Yorum Yapın

Dinamik Gazete | Developed by ideanamic