Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yok

Umut-mak

Umut-mak

| On 20, May 2016

“Çünkü yaşam umutsuzluktan “umut” üretmektir.
İnsan umutsuzluktan umut üreterek bugüne kadar gelmiştir.”

Yaşar Kemal

Geçen günlerden birinde arkadaş ortamında sohbet ederken “Hayattaki amacın ne?” sorusu atıldı ortaya. Bizim nesil için böyle derin konuları konuşmak zordur. Her türlü durumu mizahla ifade etmek, hiç olmadı içine oradan buradan göndermeler katmak şart oğlu şarttır Y kuşağının neşeli bireyleri için. Zaten biz de çok değil, birkaç dakika dayanabildik bu ‘sert’ mevzuya ve ben yine fark ettim ki hiçbirimizin hayatımızda ne yaptığımız ve ne yapmaya çalıştığımız hakkında gerçek bir fikri yoktu.

Siz ne düşünürsünüz bilmem ama bana çok garip geldi bu durum. En nihayetinde belki de en temel soruyu bu kadar atlamayı ve hep etrafında dolaşmayı nasıl başarabiliyoruz? Gelecek haftaki “Game of Thrones” bölümü hakkında her türlü ihtimali düşünen ben, nasıl oluyor da “Ne yapıyorum?” sorusunu bu kadar az soruyorum kendime. Küçük amaçlardan bahsetmiyorum. İyi bir iş sahibi olmak, zengin olmak, evlenmek gibi sahip olunduğunda yeni küçük amaçlar yaratmamı gerektirecek şeyler değil kastettiğim. “Neden yaşıyorum?” sorusundan nasıl bu kadar uzakta yaşadığımı sorguluyorum. Nedir bu uyuşukluk?

Tembellik mi acaba sebep? Açıkçası insan beyninin böyle müthiş bir tembellik yaratacak kadar kompleks olduğunu düşünmüyorum. Peki ya korkaklık… Belki. Ama korktuğum şeyler hep aklımdadır benim, beni şu anki gibi bir uykuya yatırmazlar. Bıkkınlık olabilir mi? Acaba küçükken sordum bu soruyu da cevap alamayınca kafamdan silip tamamen unutmayı mı tercih ettim? Bilemiyorum.

Ben kendisine çok daha olumlu bir anlam yüklenen bir kelimenin bu uyuşukluğun sebebi olduğuna inanıyorum: “Umut”. Günümüzde insanoğlu hep küçük amaçların peşinde koşuyor, hayatı birleşmiş birçok hikayeler şeklinde yaşayıp her hikayenin sonuna küçük bir mutlu son yerleştiriyor ve sona ulaşana kadar kalbine yerleşen umudun peşinden koşuyor. Benim şu anki önemli hikayelerimden birinin mutlu sonu Boğaziçi Üniversitesini bitirmek, sonrasında güzel bir iş, sonrasında ev, araba… Görüyorsunuz ya, görece oldukça kısa bir yaşama sahip bir canlı için aslında ne anlamsız binlerce hikaye ve ulaşılacak binlerce mutlu son. Bu mutlu sonlara ulaşabileceğine dair tonlarca “umut”. Kim bilir, belki ölümden kaçabileceğim gibi delice bir umut da vardır kalbimin bir köşesinde.

Bu; ne tembellik, ne korkaklık, ne de bıkkınlık… Bu olsa olsa insan beyninin insanın kendisini yok etmesini engelleme yolundaki oyunlarından biri. Çünkü insan beyni her zaman büyük soruyu parçalara bölmeye, kolaylaştırmaya programlanmış. Biz de 21. Yüzyılın “android” insanları olarak bu filozofik soruları es geçip dizimizin bir sonraki bölümünde ne olacağı sorusuna yöneliyoruz kolayca. Şikayet etmiyorum. Bu yazıyı yazmadan önce bir kez cevaplamayı denedim büyük soruyu ve yaptığım her şeyin, ama her şeyin bana ne kadar boş geldiğini hayal dahi edemezsiniz, bu yazıyı yazmak da dahil. Fakat sonra güzel bir yazı yazabilmek, belki birkaç kişiyi etkileyebilmek umudu geldi yerleşti yüreğime. İşte buradayız.

“Bizim kalbimiz hep kırıktır çocuk, ama yine de eksik etmeyiz sol cebimizden umudu”
Nazım Hikmet

Bir dolu Teşekkür…

Bu seneye başlarken Dinamik’ten bazı beklentilerim vardı. Yapmak istediklerim, yaşamak istediklerim… Evdeki hesap çarşıya uymadı ve ne mutlu ki bana beklediklerimden çok ama çok daha fazlasını buldum bu sene gazetemde.
Yaptığımız her haber, her iş çok değerliydi fakat tekrar tanık oldum ki çıktığın yoldan ziyade yola kiminle çıktığın önemliymiş. Ekip arkadaşlarım Burakcan, Merve, Adalet, Yeliz, Tarık ve İlayda’ya tekrar hiç unutmayacağım anları bana yaşattıkları için, hayatıma birçok yeni umut kattıkları için ve tabii ki muhteşem kekler(İlayda+++) için teşekkür ediyorum. Seneye yepyeni bir dinamik ekibi bizim kaldığımız yerden yoluna devam edecek ve umarım onlar da benim gibi yorulduklarında bile yola devam etmelerini sağlayabilen insanlarla çalışırlar.

Emin Çenberlitaş
emin.cenberlitas@buik.net

Yorum Yapın