Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Yorum Yok

Ying -Yang (Trump vs. Clinton)

Ying -Yang (Trump vs. Clinton)

| On 05, Kas 2016

ABD tarihinin en çirkin seçim yarışında neredeyse sona yaklaştı. Öyle ki nadiren bel üstüne çıkan tartışmalar, Clinton’ın mı yoksa Trump’ın mı daha az kötü olduğu bir alan yakalama gayretleri derken ipin ucu ünlü Türk Doktor Mehmet ÖZ’e kadar gelmiş durumda. Medyanın bile artık magazinsel bularak daha az yayınlamaya başladığı ve sonuna yaklaşıldığı bu seçim sürecindeki son düzlükteki ‘son çelme’ adayların fasık daireye dönmüş sağlık durumları. Trump’ın yetersiz sağlık seviyesinde olduğunu öne sürdüğü Clinton’ın yayınladığı onlarca sağlık raporunun aksine ‘tarafsız’ sıfatını kamuoyuna ispatlamış doktorumuz işe el koydu. Mehmet Öz’ün programına konuk olan Trump’ın doktorumuzun huzuruna çıkardığı raporlarıyla aklanmasının ardından ‘Kendimi 30 yaşında gibi hissediyorum!’ cevabıyla karşılık veren Clinton ise hala soru işareti. Trump’ın ortaya çıkan son video skandalının ardından ise çoğu Cumhuriyetçi senatör Cumhuriyetçi Parti’ye oy vermeyeceğini açıklarken Clinton’ın ise bir alternatif olamayacağı görüşünde. Bu sarmalda anket sonuçlarının da artık güvenilmez olduğu bir gerçek. Buyurun bir örnek;
1

Buyurun bu da tahmin edilen sonuçlar;
2

Pastanın en büyük iki dilimine sahip olan Cumhuriyetçi ve Demokrat Partilerin yanında Liberteryan Partinin de az da olsa bir şansı(%10) olduğu görülüyor. Nitekim seçilme şansı olmayan ancak ’seçtirmeme’ şanslarını koz olarak bulunduran diğer partiler de göz ardı edilemez. Sonuçların tüm Dünya tarafından beklendiği yadsınamaz bir gerçek olmasına karşın bu süreçte ortaya çıkan Washington boşluğu, etkisini başta MENA (Middle East and North Africa) bölgesi olmak üzere bütün Dünyada hissettirdi. Asıl soru seçimin sonucunda oluşmuş ‘Fay Hat’larının nasıl kapatılacağı. Her şey Helsinki Nihai Senediyle ‘‘Yumuşama (Detant) Dönemi’ne geçtik, hayırlı olsun!’’ demek kadar kolay olmayacaktır. Seçmenlerin bir önceki Obama Yönetiminin katma değerini de göz önünde bulunduracakları görüşündeyim. Denklemde tek bağımsız değişken kesinlikle ABD’nin yeni duruşunun ne olacağı, yani Dünya Barışı’na katkıda bulunmakla Anarşi’yi körüklemek arasındaki ince çizginin ne olacağı. Sonuç olarak bu ince çizgide hangi tarafta yer alacağı muamma konusu olan ABD, ister istemez denklemin bağımlı değişkenleri olan diğer devletlerin dikkatini de 8 Kasım’a çekiyor. İlerleyen günlerde hep birlikte şahit olacağız.

Furkan Ayrancı
furkan.ayranci@boun.edu.tr

Yorum Yapın

Dinamik Gazete | Developed by ideanamic